|
Önce
eşyalarımız toplandı, oyuncaklarım kartonlara konup kaldırıldı. Sonra
biz uçağa binip Türkiye’ye geldik. Göztepe’de ev tuttuk, bizim eşyalar
büyüüük bir tırla yeni evimize geldi. Odam güzel oldu. Yeni evimizde
başlarda biraz korktum ama sonra alıştım. Karşı komşumuz Yağmur’la
arkadaş oldum. Berke desen, zaten abim gibi, sık sık beraberiz.
Sonunda
annem büyüdüğüme inandı, yuvaya başladım. Baktım annem sınıfta yanımda
oturuyor, ona sen git dedim. Diğer çocukların annesi yok, benim niye
olsun? Öğretmenim Karin çok tatlı, ona her fırsatta çiçek hediye
götürüyorum. Arkadaşlarım hep benden büyük ama beni sevdiler. Aile gibi
olduk, hatta yemeğimi bitirmezsem arkadaşım Yasemin beni kaşık kaşık
besliyor.
Bizim eve noel baba
geldi. Çok güzel bir uçak hediye etti. Ama hediyeyi vermeden
biberonlarımı istedi, daha küçük çocuklara verecekmiş. Ben de sütlerimi
artık bardaktan içerim.
Annem artık geceleri
de beze gerek olmadığını söyledi. Ben gece çişimin geldiğini
anlamıyorum. Onun için gece 1:00’e doğru annem beni tuvalete kaldırıyor.
Bana şşşş diye ses verince, ben de çişimi bırakıveriyorum. Bazen altıma
kaçırıyorum, gecenin yarısında giyin-soyun, işin yoksa.
Bir süredir ne güzel
annemle yatıyordum, annem marş marş kendi yatağına dedi. Artık yeterince
büyümüşüm. Büyümeyi ben de istiyordum ama şu yatak ayırma işi hiç iyi
olmadı. Ben de gece uyandıkça annemi yanıma çağırıyorum, onun elini
tutunca uyuyorum. Bazen kızıyorum, bağırarak ağlıyorum. Bu kadar da
büyüklük yeter valla!
Bazen Cham’ı ve
İsviçre’deki arkadaşlarımı özlüyorum. Telefonda Ella’nın sesini duyunca
çok ağladım. Neden ben de onun doğumgününe katılamıyorum? Annem nerede
oturuyoruz diye sorduğunda, önce Cham’da diye cevap veriyorum. Annem
hayııır deyince Göztepe’yi hatırlıyorum. 2 yer de birbirine çok uzakmış,
istediğimiz zaman gitmek mümkün değilmiş. Bana bunu böyle
anlatmamışlardı!
Okuldan sonra Saniye
teyze karşılıyor beni evde. Onunla odamda oyun oynuyoruz. Doğrusu
şikayet edemem. Burada da hayat güzel.

|