|

|
|
25-27 Ay Gelişim |
|
 |
Yirmibeşinci ay
Biz yine babaya Tschüüüs deyip Vuuuv diye uçağa bindik. Teyyze, Dada,
Baabi, Dede ve Aayşi bizi karşıladı. İstanbul’da çok çocuk, büyük ve
oyuncak vardı. Zaman hızla gelip geçti. Herkesi kolayca
güldürebiliyorum. Ne yapsam beğeniyorlar, e tabi ben de buna çok
seviniyorum.
|
|
Annem diyor ki: |
|
|
 |
|
|
|
|
 |
Yirmialtıncı ay
Evimize geri döndük.
Oyuncaklarım ne de çokmuş! Ama oynadım bitti hepsi, şimdi ben ne
yapacağım? En iyisi krem peynirle biraz vücudumu kremlemek! Ya da
şöminenin külünü her yanıma sürünüp zenci kız olmak! Şu balkondaki
toprakları salonun zeminine yaydım mı, halıdan daha güzel görünmüyor mu?
Kahvaltı margarinine elimi daldırıp avucumdan yalayarak yemek daha mı
tatlı ne? Annem çok kızdı galiba, yatak odasının dolabına saklandım mı,
beni kimse bulamaz! |
|
Annem diyor ki: |
|
|
 |
|
|
|
|
 |
Yirmiyedinci ay
Bu ay öksürük ve ateşle
başladı. Öksürükten geceleri çok rahatsız uyuyordum. Bu işin de güzel
yanı, uyuyamayınca annemin beni yanına alması... Onun ellerinden tutunca
kolayca uyuyuveriyorum. Annemle beraber hamur yapıp oynuyoruz. Hamur
ellerimi pisleyince hemen yıkamak istiyorum. Bu ay paskalya yumurtaları
da boyadık. Elimiz yüzümüz boya oldu ama çok eğlendik. Evimize gelen
karıncalardan biri elime çıkınca çok korktum, onları bir daha hiç
sevmeyeceğim. Ama annem onlarla komik oyunlar oynayıp beni güldürdü.
Sadece mama aradıkları için bize geliyorlarmış. Bizde sana mama yok,
giit avi kardeş! Tschüüüss! |
|
Annem diyor ki: |
|
|
 |
|
|
|
|